19 Mart 2018 Pazartesi

Talih Yıldızı Ingelin Angerborn

Bu tuhaf öykü sıradan bir pazartesi günü evde, koltukta otururken başladı. Belki de biraz daha önce. Olayların tam olarak ne zaman başladığını söylemek pek kolay değil.

Ama sanırım okul arkadaşım Vera ile küstüğüm gündü. Vera en ama en iyi arkadaşımdı. Onunla daha önce hiç küsmemiştik. Ama o gün küsmüştük işte.






Şimdi, her şey olup bittikten sonra, niçin küstüğümüzü ikimiz de hatırlayamıyoruz. Sanırım okuldaki hayali köpeğimiz Semlan yüzündendi. Okulun jimnastik salonunda yaşayan Semlan bütün gün bizimle birlikteydi. Kötü bir durumda bize yardımcı olurdu. Ama yorucu bir arkadaşlıktı bu. Semlan jimnastik salonunda yaşadığı için her sabah ve her öğlen kapısını açmak üzere salona gitmek zorunda kalıyorduk. Tabii her gün jimnastik dersimiz olmadığından bu zahmetli bir işti.

Dediğim gibi, niçin kavga ettiğimizi hatırlamıyorum, ama ikimiz de çok kızmıştık. İçimizin ta içinden, söylememiz gerektiğini bildiğimiz şeyler söylemiştik birbirimize. Hiç de söylemek istemediğimiz şeyler çıkıvermişti ağzımızdan.

Semlan’la benimle olduğundan daha çok ilgileniyorsun! diye bağırmıştım.
Evet, öyle yapıyorum! diye bağırarak karşılık vermişti Vera. Çünkü o senin kadar kaçık değil!
Öfkeden deliye dönmüştüm. Kafamın içinde “aptal Vera, aptal, aptal” sözleri çınlıyordu.
O hayali köpeğini al da başına çal, diye bağırmıştım. Onu bir daha görmek istemiyorum! Seni de! Ayrıca çok da çirkinsiniz!


EmoticonEmoticon